Botoks, belirli kasların kasılmasını bir süreliğine azaltan bir proteindir. Yüzde kullanıldığında o bölgedeki kasların hareketini yumuşatır.
Buradaki anahtar kelime hareket. Botoks cildi değil, cildin altındaki kası etkiler.
Yüzdeki çizgilerin bir kısmı hareketten doğar. Kaşlarınızı çattığınızda kaş aranızda, kaldırdığınızda alnınızda, gülümsediğinizde göz kenarlarınızda çizgiler oluşur. Yıllar içinde bu hareket tekrarlandıkça çizgi kalıcı hâle gelmeye başlar.
Botoksun çalıştığı yer burasıdır: hareketi azaltır, çizginin derinleşmesini yavaşlatır.
Hareketten doğmayan çizgiler farklıdır. Güneşin yıprattığı bir cilt, zamanla gelen hacim kaybı ya da yerçekimine bağlı gevşeme botoksun konusu değildir. Bunları botoksla düzeltmeye çalışmak, yanlış aletle doğru işi yapmaya benzer.
Şikâyetinizin hangi gruba girdiği muayenede anlaşılır. Botoks için gelen hastaların bir kısmında, konuşuldukça asıl kaynağın başka bir şey olduğu ortaya çıkar.
Hemen değil. Enjeksiyondan sonra birkaç gün geçer, etki yavaş yavaş oturur.
En sık şaşırılan nokta budur. Ertesi sabah aynaya bakıp "bir şey olmamış" diye düşünmek yaygındır; oysa süreç henüz başlamıştır.
Oturma süresi kişiden kişiye değişir. Bu yüzden kesin bir takvim verilmez.
Hayır. Etkisi zamanla geçer, kas eski hareketine döner. Tekrarlanması gereken bir uygulamadır. Ne kadar sürdüğü kişiye, bölgeye ve kullanılan miktara göre değişir.
Kalıcı olmaması aslında bir güvencedir: geri dönüşü olan bir uygulamadır.
Hayır. Kasların gücü, yerleşimi ve çalışma biçimi herkeste aynı değildir. Bir kişide kaş arası çok güçlü çalışırken alın hafif olabilir, bir başkasında tam tersi.
Bu yüzden hazır bir şema yoktur. İnternette gördüğünüz "şu bölgeye şu kadar" türü bilgiler bu yüzden yanıltıcıdır; o rakam birinin yüzü için doğrudur, sizinki için değil.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, tedavi veya işlem kararı yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme ve işlem uygunluğu doktorunuzla yapılacak görüşmede belirlenir.