Dolgu, zamanla azalan hacmi yerine koymak ya da desteklemek için cilt altına uygulanan bir maddedir. Bugün en sık kullanılanlar hyalüronik asit içerir — hyalüronik asit vücutta zaten bulunan bir maddedir.
En sık karıştırılan konu budur. Botoks hareketi azaltır, dolgu hacim verir. İkisi farklı sorunların cevabıdır.
Yıllar içinde yüzde iki şey birden olur: bazı çizgiler hareketten derinleşir, bazı bölgelerde hacim azalır. Elmacık düzleşir, yanak içe çöker, çene hattı belirsizleşir. Dolgunun konusu bu ikinci gruptur.
Bazen "çizgilerim var" diye gelen bir hastada çizginin sebebi hareket değil, komşu bölgedeki hacim kaybıdır. O zaman doğru cevap botoks olmaz.
Hyalüronik asit dolgular kalıcı değildir; vücut bu maddeyi zamanla eritir. Ne kadar sürdüğü bölgeye, ürünün yapısına ve kişiye göre değişir.
Kalıcı olmaması dezavantaj gibi görünür ama değildir. Yüz zamanla değişir; geri dönüşü olan bir uygulama, kalıcı olandan daha güvenlidir.
Hyalüronik asit içerenler için evet. Bu maddeyi çözen bir enzim vardır ve gerektiğinde uygulanabilir. Dolgunun en önemli güvenlik özelliklerinden biri budur.
Ama her dolgu hyalüronik asit değildir; farklı yapıdaki ürünlerin geri dönüşü aynı şekilde mümkün olmayabilir. Size ne uygulandığını sormak hakkınızdır.
Yüzün damar ve sinir haritası kişiden kişiye değişir. Dolgu uygulanırken iğnenin nereye girdiğini ve nereye girmemesi gerektiğini bilmek gerekir. Bu estetik bir tercih değil, güvenlik meselesidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, tedavi veya işlem kararı yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme ve işlem uygunluğu doktorunuzla yapılacak görüşmede belirlenir.