İçeriğe geç

5 Soru 5 Yanıt

Beş soru, hekimlerin kendi sesinden yanıtlar.

Sorulardaki vakalar kurgusaldır; gerçek bir hastaya ait değildir.

Buradaki yanıtlar tedavi önerisi değildir. Her hastanın durumu kendine özgüdür.

Hekiminize danışmadan hiçbir tedavi protokolüne karar vermeyiniz!

Soru 1

Hekim kimliğinizden tamamen bağımsız olmak üzere soruyorum… Güzellik ve yaşlanma olgularına bakışınızı öğrenebilir miyim?

Sezgin FiridinDr. · İstanbulVideo yanıt
Nejat CanDr. · İstanbulYazılı yanıt

Hekim kimliğini bir kenara bırakırsam, güzellik ve yaşlanma olgusuna daha çok insanın kendisiyle kurduğu ilişki üzerinden bakıyorum. Bence güzellik, yalnızca genç görünmek değildir. Gençlik de güzelliğin zorunlu şartı değildir. Bir yüzdeki çizgiler, zamanın bıraktığı izlerdir; fakat o izlerin kişiye yakışıp yakışmadığını belirleyen şey yalnızca yaş değil, ifade, canlılık, uyum ve kişinin kendisini nasıl taşıdığıdır. Yaşlanmayı ise “bozulmak” olarak görmüyorum. İnsan değişir. Yüz değişir, beden değişir, bakış değişir. Asıl mesele, bu değişimin kişinin kendisini artık tanıyamayacağı bir noktaya gelmemesi. Estetik müdahaleye de bu açıdan bakıyorum: Amaç zamanı geri çevirmek değil, zamanla birlikte değişen yüzün kendi kimliğiyle uyumunu korumak olmalı. Hatta bana göre iyi bir estetik müdahalenin en güzel sonucu, insanların “Ne yaptırdın?” demesi değil, “Çok iyi görünüyorsun, sende farklı bir şey var ama ne olduğunu anlayamıyorum” demesidir. Bir de şu ayrımı çok önemli buluyorum: Genç görünmek başka, gençlik duygusunu kaybetmemek başka şeydir. İnsan bazen yüzündeki bir çizgiden değil, o çizginin kendisine sürekli “yaşlandım” diye hatırlatılmasından rahatsız olur. Bu nedenle güzellik meselesinin içinde psikoloji, özgüven, yaşam enerjisi ve kişinin kendi aynasındaki görüntüsü de vardır. Benim için ideal olan, insanın yaşını inkâr etmesi değil; yaşının içinde mümkün olan en iyi hâline ulaşmasıdır. Ve belki de güzelliğin en olgun hâli şudur: Yılları yüzünden silmek değil, yılların yüzünde bıraktığı hikâyeyi daha güzel anlatabilmek.

Nejat Can profiline gidin

Soru 2

30'lu yaşlarının başlarında bir hanımefendi, size: "Hocam yaş almamak elimizde değil ama olduğum yaşın en iyi halinde kalarak yaşlanmak istiyorum, bana ne tavsiye edersiniz" dese… Neler söylerdiniz?

Sezgin FiridinDr. · İstanbulVideo yanıt
Nejat CanDr. · İstanbulYazılı yanıt

Ben böyle bir hanımefendiye önce şunu söylerdim: “Yaşlanmamak diye bir hedef koymayın. Yaşınız ilerlerken kendinizden uzaklaşmamak diye bir hedef koyun.” Sonra tavsiyelerimi birkaç başlıkta toplardım: Güneşten korunun. Uzun vadede cilt yaşlanmasını etkileyen en önemli dış faktörlerden biri UV maruziyetidir. Günlük geniş spektrumlu güneş koruyucu, özellikle yüz, boyun ve eller için çok değerli. Cildinizi erken dönemde iyi yönetin. Nazik temizlik, iyi bir nemlendirme ve cilt tipine uygun, kanıtı olan aktifler. “Ne kadar çok ürün, o kadar iyi” yaklaşımından ziyade sürdürülebilir bir rutin. Sigara kullanmayın; alkolü sınırlayın. Bunlar yalnızca cilt açısından değil, genel sağlıklı yaşlanma açısından da önemlidir. Kaslarınızı ve kemiklerinizi koruyun. Düzenli hareket, direnç egzersizi, yeterli protein ve dengeli beslenme; ilerleyen yıllarda görünümden çok daha önemli bir yatırım hâline gelir. Uykuyu ve stresi küçümsemeyin. İnsan bazen aynada yaşını değil, uykusuzluğunu ve tükenmişliğini görür. Yüzünüzü sürekli değiştirmeye çalışmayın. 30'lu yaşların başında benim yaklaşımım “bir şeyler yaptıralım”dan önce “neyi korumak istiyoruz?” sorusunu sormaktır. Eğer ileride estetik uygulamalara ihtiyaç duyarsa, küçük, ölçülü ve yüzün karakterini koruyan müdahaleler düşünmesini önerirdim. Bir uygulamanın yapılabiliyor olması, yapılması gerektiği anlamına gelmez. Ve en önemlisi: Kendisine 25 yaşındaki hâlini hedef olarak koymasın. 35 yaşındaki hâli 25'e benzemek zorunda değil. 35 yaşındaki yüzünün sağlıklı, dinç, canlı ve kendisine ait olması çok daha kıymetli. Sonunda muhtemelen şöyle derdim: “Ben size genç kalmayı vaat etmem. Ama yaşınızı güzel taşımanız, yüzünüzün karakterini korumanız ve yıllar geçtikçe kendinizin daha iyi bir versiyonuna dönüşmeniz için doğru zamanda doğru şeyleri yapmanıza yardımcı olabilirim.” Bence estetik yaklaşımın en güzel felsefesi de bu: Yaşın karşısında savaşmak değil, zamanla zarif bir şekilde müzakere etmek.

Nejat Can profiline gidin

Soru 3

55 yaşında bir hanımefendi geldi size. Kronik bir hastalığı yok, sigara kullanıyor, uyku problemleri var. Yüz bölgesinde hacim kaybı söz konusu, çene kontürü hemen hemen belirginliğini kaybetmiş. Göz kapaklarında görme alanını daraltmaya başlamış bir elastikiyet kaybı ve sarkma, kazayakları derin, nazolabial oluk son derece belirgin. 168 boyunda ve 56 kg. Bugüne kadar hiçbir estetik ya da medikal estetik prosedür ilgisini çekmemiş ancak artık bir şeyler yaptırmak ve aynaya baktığında kendini daha iyi hissetmek istiyor. Önerileriniz ne ya da neler olurdu, nasıl bir planlama yapardınız ve neden?

Bu bir tedavi önerisi değildir; hekimin yaklaşımını gösteren örnek bir değerlendirmedir.

Sezgin FiridinDr. · İstanbulVideo yanıt

Soru 4

Yeni bir prosedür çıkıyor ve trend oluyor. Bir süre sonra prosedüre ilgi azalırken bambaşka bir proses ortalığı adeta kasıp kavuruyor. Ve bu böylece devam edip gidiyor. Ne düşünüyorsunuz? Bu trend sizi de harekete geçirir mi?

Sezgin FiridinDr. · İstanbulYazılı yanıt

Ben bu konuda biraz bekle ve gör yaklaşımındayım. Yeni bir prosedürün trend olması benim için tek başına yeterli bir neden değildir. Önce artılarını, eksilerini, güvenirliliğini ve kalıcılığını görmem lazım. Gerçekten fark yarattığına inandığımda uygulamalarıma dahil edebilirim.

Sezgin Firidin profiline gidin
İbrahim Fatih DanışmazDr. · İstanbulVideo yanıt

Soru 5

Mucize mi, disiplin mi? Yanıtınızı gerekçelendirir misiniz?

Sezgin FiridinDr. · İstanbulSesli yanıt · 15 sn